TF ÖZEL | Gün batımından şafağa: A.C. Milan

Denis Doyle/Getty Images Europe

Futbol eğer bir iki takımlık bir oyun olsaydı tüm tarihe bakıldığında bu listeye başlarda girebilecek takım İtalyan temsilcisi Milan olurdu. Serie A’nın kırmızı-siyahlıları, Lombardiya’nın şövalyeleri, baklava orta sahanın ve kompakt savunmanın mimarları Milan, futbolun endüstri kısmının çoğalmasından bu yana büyük bonservislerle boy ölçüşmeyi denemedi ve kendi bildiği yoldan gitmeye devam etti.

Tarihi boyunca 7 Şampiyonlar Ligi, 18 İtalya Şampiyonluğu vb. bir çok kupayı müzesine götüren Milano temsilcisi, 2010-2011 sezonundan beri Lig ve Avrupa’da istediği başarıyı elde edemedi ve gittikçe bu başarı çıtasından uzaklaşmaya başladı.

Uzun dönem kulübe başkanlık yapan Silvio Berlusconi’nin önderliğinde Tassotti, Seedorf, Inzaghi, Mihajlovic, Brocchi gibi birçok teknik adam ile farklı dönemlerde farklı sistemler oluşturmayı deneyen Milan, istediği sisteme bir türlü ulaşamadı ve dünyanın en zengin kulüpleri arasında olsa dahi günümüz kulüpleri gibi düzensiz para harcamasında bulunmaya başladı.

Valerio Pennicino/Getty Images Europe

En son Avrupa kupalarındaki başarısını 2006-2007 sezonunda Carlo Ancelotti önderliğinde Şampiyonlar Ligini kazanan ve dönemin en iyi orta saha dörtlüsüne sahip olan Milan, kaybettiği yıldızların yerini doğru tercihler ile doldurmayı başaramadı.

Kadro ve başarı istatistiğini doğru oranda yönetmeye çalışan Berlusconi ve yardımcıları, aynı zamanda dünya çapında büyük yer edinmiş reklam değerini korumak için dönemin başarılı ve marka isimlerine yönelmeyi denedi. 2011 yılında kazandığı Lig şampiyonluğu dışında bu marka isimlerin maliyetinin hakkını veremeyen Milano temsilcisi uzun bir süre bekleme moduna geçti.

Finansal Fair Play belası ile karşılaşan İtalyanlar çareyi çoğu büyük takımın yaptığı gibi kulübü yabancı sermaye ile birleşmekte buldu.

2016 yılının Ağustos ayında planlanan ancak 2017 Nisan da resmiyete kavuşan Rossoneri Sport Investment Lux’ün başındaki isim olan Yonghong Li artık Milan’ın yüzde 99,9’unun sahibi oldu.

31 yıllık Berlusconi döneminin bitişi ile modern başlığı altındaki sermaye futboluna geçişte bir engeli kalmayan Milan, Fiorentina kariyeri ile tanıdığımız Vincenzo Montella ile birlikte bir sistem oluşturmaya karar verdi.

Transfermarkt

Transfermarkt

4-3-3 taktiği ile özdeşleşmiş Montella, elinde bulunan 25 kişilik kadroya toplamda 190 milyon euro harcayarak 10 kişilik bir ekleme yaptı.

Bu eklemelerin bir çoğu aynı son dönemlerde Serie A da egemenliğini kuran Juventus gibi hem ligi tanıyan hem de Avrupa da istikrarlı olabilecek oyuncular ile oluşturuldu. Hatta Bonucci ve Franck Kessie gibi isimler diğer takımlardan iyi planlama vaatleri ve yüksek ücretlerle kaçırıldı diyebiliriz.

 

Alternatif Kadro

(Alternatif Kadro)

Forvet orjinli kanat oyuncuları, oyunun iki yönüne hakim orta sahalar, hücum ağırlıklı bekler ile bize aynı Fiorentina’daki gibi bir sisteme sahip olacağını ve daha kaliteli oyuncular kullanacağını gösteren Montella, sadece Serie A değil ön elemeden katıldığı Avrupa Ligi için de şampiyonluk parolasıyla yola çıkmak zorunda.

2006 yılından bu yana uluslararası arenadan uzak kalan ve 2010’dan beri İtalya’nın kral tacını alamayan Milan, bu yabancı sermaye reformu ile eski günlerine geri dönebilir mi?

Hala Shevchenko, Kaka, Seedorf, Gattuso gibi isimlerle andığımız Milano devi yeni bir kimlikle gün batımını sonlandırıp hak ettiği şafağa ulaşabilecek mi?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*